Koruyucu giyim yardımı uygulamasında belirsizlikler giderilmeli, eşitlik ilkesi esas alınmalıdır

GERİ

Koruyucu giyim yardımı uygulamasında belirsizlikler giderilmeli, eşitlik ilkesi esas alınmalıdır

30 Haziran 2026, 16:32
Koruyucu giyim yardımı uygulamasında belirsizlikler giderilmeli, eşitlik ilkesi esas alınmalıdır

Koruyucu giyim yardımı uygulamasında belirsizlikler giderilmeli, eşitlik ilkesi esas alınmalıdır

Şehit Gazi Kültür Sen'den koruyucu giyim yardımı uygulamasına ilişkin resmi açıklama

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından, 2026-2027 Yıllarını Kapsayan 8. Dönem Toplu Sözleşme'nin Kültür ve Sanat Hizmet Koluna ilişkin "Koruyucu Giyim Malzemesi" başlıklı 16'ncı maddesi kapsamında taşra teşkilatlarına koruyucu giyim malzemesi teminine ilişkin yazı gönderilmiştir.

Gönderilen yazıda, koruyucu giyim yardımından yararlanacak personelin listelerinin hazırlanması, görev onaylarının eklenmesi ve belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Genel Müdürlüğe gönderilmesi istenmiştir.

Koruyucu Giyim Malzemesi Hakkında Usul ve Esaslar'ın 3'üncü maddesinde; Kültür ve Turizm Bakanlığının taşra teşkilatında görev yapan ve Ek-1'de belirtilen unvanlara sahip personelin şantiye, atölye, laboratuvar, yer altı ve açık arazi şartlarında görev yapması veya kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer risklere maruz kalması halinde koruyucu giyim malzemesinden yararlanacağı belirtilmektedir.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise Ek-1 listesinde yer almayan unvanlarda görev yapan memur ve sözleşmeli personelin de, belirtilen ortamlarda fiilen çalıştığının ilgili Genel Müdürlük veya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce onaylanması halinde koruyucu giyim yardımından yararlanabileceği düzenlenmiştir.

Ancak mevcut düzenleme ve uygulama şekli, özellikle teknik hizmetler sınıfında görev yapan personel açısından farklı yorumlara ve hak kayıplarına yol açabilecek niteliktedir.

Bugün Bakanlığımız bünyesinde görev yapan arkeologlar, sanat tarihçileri, müze araştırmacıları, kültürel miras uzmanları, mimarlar, mühendisler, restoratörler, teknikerler, teknisyenler ve diğer teknik personel, görevlerinin niteliği gereği zaman zaman kazılarda, restorasyon çalışmalarında, laboratuvarlarda ve açık arazi şartlarında görev yapmakta; hizmetin gereği olarak bazı dönemlerde ise idari görevlerde veya masa başında çalıştırılmaktadır.

Personelin hangi birimde görevlendirileceği kendi iradesiyle değil, tamamen idarenin hizmet planlaması doğrultusunda belirlenmektedir. Aynı personel bugün masa başında görev yaparken, kısa süre sonra sürekli arazi çalışmalarında görevlendirilebilmektedir.

Bu nedenle yalnızca belirli bir tarihte fiilen sahada bulunup bulunmadığının esas alınması, aynı unvana sahip personel arasında farklı uygulamalara neden olabilecek ve eşitlik ilkesini zedeleyebilecektir.

Ayrıca birçok Müze Müdürlüğü, Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü ile Restorasyon ve Konservasyon Müdürlüklerinde teknik personel bulunmasına rağmen fiilen atölye bulunmamakta veya teknik personel kurumun ihtiyaçları doğrultusunda idari görevlerde çalıştırılmaktadır.

Bu nedenle aşağıdaki hususların Bakanlık tarafından açıklığa kavuşturulması gerekmektedir:

Ek-1'de yer alan teknik hizmetler sınıfındaki personel için ayrıca fiilen arazi veya atölyede çalıştığını gösteren belge aranacak mıdır?

Kurumunda atölye veya laboratuvar bulunmayan teknik personelin koruyucu giyim yardımından yararlanması nasıl değerlendirilecektir?

Hizmetin gereği olarak masa başında görevlendirilen arkeolog, sanat tarihçisi, kültürel miras uzmanı, mimar, mühendis, restoratör ve diğer teknik personel koruyucu giyim yardımından mahrum bırakılacak mıdır?

Teknik hizmetler sınıfında yer alan tekniker, teknisyen ve teknisyen yardımcılarının görev yaptıkları kurumda atölye, laboratuvar veya benzeri çalışma alanı bulunmaması ve bu personelin idarenin tasarrufu doğrultusunda masa başı görevlerde çalıştırılması halinde koruyucu giyim yardımından yararlanıp yararlanamayacakları hangi kritere göre belirlenecektir?

Görevin niteliği gereği teknik hizmetler sınıfında bulunmasına rağmen fiilen araziye çıkarılmayan veya kurumun organizasyonu nedeniyle saha görevi verilmeyen personelin koruyucu giyim yardımından mahrum bırakılması hakkaniyet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşacak mıdır?

Aynı unvana sahip personelin bir ilde koruyucu giyim yardımı alırken başka bir ilde alamamasının önüne nasıl geçilecektir?

Şehit Gazi Kültür Sen olarak görüşümüz nettir.

Koruyucu giyim yardımında esas alınması gereken kriter, teknik hizmetler sınıfında yer alan personelin unvanı olmalıdır.

Bu nedenle Ek-1 listesinde yer alan teknik hizmetler sınıfındaki tüm personele koruyucu giyim malzemesi ayni olarak verilmelidir. Bu personel için ayrıca fiilen araziye çıktığını, atölyede çalıştığını veya laboratuvarda görev yaptığını gösteren ilave belge aranması uygulama birliğini bozacak ve kişisel değerlendirmelere açık bir sistem oluşturacaktır.

Buna karşılık teknik hizmetler sınıfında bulunmayan ancak resmi görev onayı veya görevlendirme ile kazı, restorasyon, laboratuvar, şantiye, açık arazi ve benzeri riskli çalışma alanlarında fiilen görev yapan diğer memur ve sözleşmeli personelin ise resmi görevlendirme belgeleri esas alınarak koruyucu giyim yardımından yararlandırılması gerekmektedir.

Bu yaklaşım hem toplu sözleşmenin amacına hem de eşitlik ilkesine uygun olacaktır.

Aksi halde aynı unvana sahip teknik personelin bir kısmı koruyucu giyim yardımından yararlanırken, bir kısmı yalnızca idari görevlendirme şekli nedeniyle bu haktan mahrum bırakılacaktır. Bu durum çalışma barışını olumsuz etkileyecek, eşitlik ilkesine aykırı sonuçlar doğuracak ve yeni mağduriyetlere neden olacaktır.

Koruyucu giyim yardımı gibi çalışan sağlığını ve iş güvenliğini ilgilendiren bir uygulamanın kişisel yorumlara veya farklı idari değerlendirmelere göre değil; objektif, denetlenebilir ve ülke genelinde aynı şekilde uygulanacak kriterlere bağlanması zorunludur.

Şehit Gazi Kültür Sen olarak, teknik hizmetler sınıfında görev yapan personelin hak kaybına uğramaması, uygulama birliğinin sağlanması ve teknik hizmetler sınıfı dışında fiilen riskli çalışma ortamlarında görevlendirilen personelin bu  haktan yararlanması yerinde bir karar olduğunu belirtiyor, tüm personele verilmesi gerektiğini ve sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

DİĞER DUYURULAR